• Gemlik Forum - Gemlik'in Paylaşım ve Tartışma Platformu forumuna hoşgeldiniz. Lütfen giriş yapın veyakayıt olun.
 

Son İletiler

Sayfa1 2 3 ... 10
1
Gemlik işci & Eleman arayanlar / Ek gelir olarak doğuda satış y...
Son İleti Gönderen Ykuşağı - Mayıs 17, 2022, 02:15 ös
Merhaba arkadaşlar şu anda bir işte çalışıyorum ama kredi borcum olduğu için ek gelir olarak bir şeyler yapmak istiyorum Bir arkadaş önerisi ile bana doğrudan satış sektörüne kyani markasını Önerdi kendisi memnunmuş gayet Ne kadar ekmek o kadar köfte mantığı ile ilerliyormuş sizce yapabilir miyim ben ?
2
Gemlik Sağlık / Bilinçli davranarak kas kütles...
Son İleti Gönderen Ykuşağı - Mayıs 11, 2022, 01:38 ös


Selamlar forumdaşlar suan 23 yasında olmama rağmen vücudumla barışık ve ileriye dönük olarak
vücuduma yatırım yapıyorum diyebilirim. simdiden fitliğimi korumak için destek takviye olarak çok marka araştırdım ve içeriklerini incelediğimde aklıma yatan kyani markasından kyani fit20 ürünü oldu . Araştırdığım ve
anladığım kadarıyla da protein içeren bir ürün ve kas gelişimini sağlamayı düşünüyorum.
3
Anıları / Atatürk İle Küçük İdris
Son İleti Gönderen Serdar102 - Mayıs 11, 2022, 01:23 ös


ATATÜRK İLE KÜÇÜK İDRİS
Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk, yurt gezilerine çıkar, vatandaşlarla görüşürdü. Orta Anadolu ilçelerinden birine gidilmişti. Çevre ilçelerden, köylerden pek çok kişi Atatürk'ü karşılamaya gelmişti. Atatürk onlarla konuşuyor, sohbet ediyordu. İşte tam bu sırada kalabalıktan: " Baba.. baba.. " diyen bir ses duyuldu. Bu bir çocuk sesiydi. Bütün başlar sesin geldiği tarafa doğru döndü.

Atatürk: " Efendiler, izin veriniz. O, baba diyen çocuk buraya gelsin. " dedi. Herkes kenara çekilip yol açtı. Biraz sonra çocuk, Atatürk'ün karşısındaydı. On yaşlarında bir çocuktu.
" Baba, hoş geldin, " diyerek Atatürk'ün elini öptü.
Atatürk: " Çocuk, söyle bakalım, senin adın ne? " diye sordu.
" Benim adım İdris. "
" Söyle bakalım İdris. Ben nereden senin baban oluyormuşum? "
" Sen benim atamsın, babamsın. Sen bütün Türkiye'nin babasısın. Nasıl ama düşmanları yere çaldın. Düşmana bir çaktın, bir de yer çaktı... "
Çocuğun coşkulu bir şekilde konuşmasından etkilenen Atatürk, çocuğun çok fakir olduğunu öğrendikten sonra ilçe kaymakamına talimat verip, İdris'in bir öğrenci yurduna yerleştirilmesini, eğitim olanağının sağlanmasını istedi.
4
Gemlik Serbest Kürsü / Tarık AKAT Kimdir? Biyografı, ...
Son İleti Gönderen megahome - Mayıs 10, 2022, 11:11 öö
Tarık AKAT Kimdir?

Tarık Akat ,Türk Paralimpik Halterci , 23 Kasım 1997 yılında Almanya'nın Berlin şehrinde doğdu. Ailesinin Türkiye'ye taşınmasıyla birlikte Antalya'da yaşamaya başladı. İlkokul ve ortaokul eğitimini burada aldı. Liseye başladığında katıldığı yurt dışı eğitim programıyla İtalya'nın Palermo şehrine giderek öğrenimini tamamladı. Çocukluğundan beri motosikletlere merakı olduğundan Türkiye'ye döndüğünde 18 yaşında ilk ufak motorlu yarış motosikletini aldı. Akdeniz Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünü kazandı. Yaşı ilerledikçe motosikletini büyüttü.22 yaşında dünyanın en hızlı motosikletlerinden birine sahip oldu. Türkiye çevresinde tanınan ve sevilen ünlü bir motorcu oldu. Katılacağı yarıştan önce motosikletle evine giderken 29 Nisan 2021 günü trafik kazası geçirdi. Kazadan dolayı kalça ve bacak kemikleri kırıldı. Tendonları zedelendi. Aylarca hastanede yattı. Kazadan dolayı engelli kaldı. Eve geçtikten belli bir süre sonra babası vefat etti. Fizik tedavi alınca tekrardan yürümeye başladı. Annesinin ve çevresindekilerinin desteğiyle paralimpik halter sporuna başladı. 2022 yılında Kocaeli'nde düzenlenen Türkiye Bedensel Engelliler Halter Şampiyonası'nda 88 kg'da 110 kg kaldırarak gümüş madalya almaya hak kazandı.2.5 ayda elde ettiği Türkiye ikinciliği herkesi şaşırttı. Hayat hikayesi medyanın ilgisini çekti. Başarılı ve Azimli sporcu Antalya Spor Salonunda Eski Avrupa ve Dünya Halter Şampiyonu olan Hocası Ekrem Celil eğitmenliğinde Avrupa ve Dünya Şampiyonasına hazırlanıyor.

https://bit.ly/3P9wPZ0






5
İSLAMİ BİLGİLER / BAKARA SURESİ 183 VE 187. AYET...
Son İleti Gönderen halukgta - Mayıs 03, 2022, 01:02 ös
Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Bakara suresi 183 ile 187. ayetler arasında geçen, ORUÇ konusu ile ilgili ayetler olacak.  Önce Bakara suresi 183. ayeti hatırlayalım.

"EY İMAN EDENLER! ALLAH'A KARŞI GELMEKTEN SAKINMANIZ İÇİN ORUÇ, SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZE DE FARZ KILINDI." (Bakara 183)

Ayette çok açık bir bilgi veriyor Allah bizlere ve diyor ki, Allah a karşı gelmekten sakınmanız için, ORUÇ SİZDEN ÖNCEKİ TOPLUMLARA FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZLEREDE FARZ KILINDI. Siz bu ayetten ne anladınız? Sizden önceki toplumlara da Orucu emretmiştim, Orucun nasıl tutulduğunu, şartlarını onlardan öğrenin ve orucu tutmaya başlayın diye emretmiştir diye mi anladınız, yoksa Allah bu ayette, geçmiş Kitap ehline de Orucu emretmiştim, size de emrediyorum diyerek, daha sonraki ayetlerde Oruç hakkında detaylı bilgileri mi veriyor, ne dersiz? Allah sizce açıklamayıp, detay vermediği bir emri verip, detayını geçmiş toplumlardan öğrenin der mi?  Allah yoldan sapmış Allah ın emrettiği gibi oruç tutmayan, namaz kılmayan yada Haccı atalarının kendi batıl kurallları ile yapan bir toplumu örnek gösterir, onlar gibi oruç tutmaya başlayın diyeceğine nasıl inanırız. Allah daha önce gönderdiği vahiy bozulduğu için, yeni Resul ve yeni bir kitap gönderiyor. BU DURUMDA ALLAH ÖNCE KİTAP EHLİNE BAKIN, ONLAR NASIL ORUÇ TUTUYORSA SİZDE TUTUN DEMESİ MÜMKÜN DEĞİL. ÇÜNKÜ ORTADA NEREDEYSE ALLAH IN İNDİRDİĞİ DİN KALMAMIŞ, YAŞANMIYOR Kİ ONLARA SORUP, ORUÇ NASIL TUTULUR ÖĞRENSİNLER.

Konuyu detaylandırmaya devam edelim ki, sorumuza doğru cevap bulalım. Devamındaki 184. ayetinde de, farz kılınan orucun detaylarından bahsediyor ve oruç sayılı günlerdir, hasta ya da yolculuk halinde tutamadığı günler kadar başka günlerde tutsun. Oruca gücü yetmeyenler, yani sürekli rahatsız tutamayacak durumda olanlar, yoksulu doyuracak Fidye versin bilgisini de veriyor. Ayetin sonunda da, orucun bizler için çok hayırlı, faydalı olacağı bildiriliyor.

Bakara 185. ayetinde de, Allah Oruç konusunda detay vermeye devam ederek,  Kur'an ın Ramazan ayında indirildiğini, bu aya ulaşanların bu ayı oruçlu geçirmesi gerektiği açıklaması yapılıyor. Yine hasta ve yolcu olanların bu ay bitiminde tutamadığı günler kadar tutması gerektiği bilgileri veriliyor. Allah zorluk değil kolaylık sağlar diye de açıklama yapıyor. Bakara 186. ayetinde de tüm bu açıklamalardan sonra, Kullarım benim davetime uysunlar, bana güvensizler ki doğru yolu bulabilsinler diyor. Buraya kadar her şey çok normal. Gördüğünüz gibi Allah ORUÇ emrini veriyor ve gereken açıklamaları, detaylı bir şekilde yapıyor.  ELBETTE YERİNE GETİRMEMİZ GEREKEN BİR EMİR VERDİYSE ALLAH, HAYATA GEÇİREBİLMEMİZ İÇİNDE, DETAYLI BİLGİ VERMESİ GEREKİR. Nasıl salât edin, zekât verin, Hacca gidin emrini verdikten sonra, geçmiş toplumlara da bunlar farzdı, onlar nasıl uyguladıysalar öyle yapın demeden, bizzat sorumlu tutacağına hükmettiği Kur'an da bu konular da yeterli detayı verdiği gibi, Oruç konusunda da gereken bilgileri bizzat veriyor. Şimdide gelelim Bakara suresi 187. ayete. Çünkü makalemin asıl konusu, bu ayette geçen bir konuyla ilgili. Önce ayeti yazalım.

"ORUÇ GECESİNDE KADINLARINIZA YAKLAŞMAK SİZE HELÂL KILINDI. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. ALLAH SİZİN KENDİNİZE KÖTÜLÜK ETTİĞİNİZİ BİLDİ VE TÖVBENİZİ KABUL EDİP BAĞIŞLADI. ARTIK RAMAZAN GECELERİNDE HANIMLARINIZA YAKLAŞIN VE ALLAH'IN SİZİN İÇİN TAKDİR ETTİKLERİNİ İSTEYİNİZ. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. Mescitlerde itikâfa çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyiniz. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, ayetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar." Bakara 187

Ayeti, diğer ayetlerin devamında okuduğunuzda, bu ayetten de çok açık şunu anlıyoruz. Geçmiş toplumlara yani diğer Kitap Ehline Oruç emredilirken, orucun tutulacağı koşullar arasında, demek ki eskiden oruç gecelerinde eşlerin cinsel ilişkileri de yasakmış. Ama Allah Kur'an indirilirken, ORUÇ emrinin detaylarını bizlere anlatırken, bu hükmü değiştiriyor ve bundan böyle sizler oruç tutarken, artık Oruç gecelerinde bu yasağı kaldırıyorum, nesih ediyorum ve eşlerinizle birlikte olabilirsiniz diyor.  AYETİN DEVAMINDA DA YİNE, ORUCUN BAŞLADIĞI VE BİTTİĞİ NOKTALARIN DETAYINI BİLDİRİYOR BİZLERE.

İyide bunu anlamayacak ne var, neden bu ayetleri makalenizin konusu yaptınız diyebilirsiniz. Bazı kişiler bu ayetleri topluma anlatırken, şöyle açıklama yapıyorlar. Oruç emri Müslümanlara Bakara suresi 183. ayetle emredilmiş ve bu ayette, SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ SİZE FARZ KILNDI DENİYOR, BU DURUMDA MÜSLÜMANLAR BAKARA SURESİ 187. AYET GELENE KADAR, ORUÇ GECELERİNDE EŞLERİYLE CİNSEL İLİŞKİYE GİREMİYORLARDI, ORUCU BU ŞEKİLDE TUTUYORLARDI. Allah Bakara suresi 187. ayeti indirdikten sonra, oruç geceleri eşleriyle birlikte olması serbest oldu diyenler var. Peki, bu bilgiyi nereden alıyorlar? Allah ın böyle bir açıklaması Kur'an da yok. Daha da ilginci ve tehlikelisi, Allah çok yakın bir zaman bile geçmiş olsa, ORUÇ ayetinin bu hükmünü NESH etmiştir, hükmünü kaldırmıştır diye topluma anlatanları görüyoruz. Allah değiştireceği bir hükmü, kısa bir zaman için neden emretsin? BU YANLIŞ ÖRNEK DEN YOLA ÇIKARAK, MEZHEPLERİN ÖĞRETİSİ BATIL İNANÇLARINI AKLAYABİLMEK İÇİN, BİRÇOK AYETİN HÜKMÜNÜN KUR'AN DA KALKTIĞINA, NESİH EDİLDİĞİNE İNANILMAKTADIR. AYRICA MEZHEPLERİN, DİNE YAPTIKLARI İLAVELERİ HAKLI GÖSTEREBİLMEK İÇİN, ALLAH GEÇMİŞ TOPLUMLAR NASIL UYGULADIYSALAR ÖYLE YAPIN, EMRİNİ VERMİŞ İZLENİMİ VERİLEREK, KUR'AN IN BAHSETMEDİĞİ ONCA İTİKAT, DİNİN EMRİ GİBİ GÖSTERİLMİŞTİR.

Buna inandığımız andan itibaren, Kur'an ın özüne aykırı bir düşünceyi kabul etmiş olacağımız gibi, ayetleri de kendi düşüncelerimiz doğrultusunda, birbirinden ayırmış parçalamış kendimizce anlamlar vermiş ve bazı ayetleri hükümsüz kılmış oluruz. Bakara 85. ayetinde Allah, "SİZ KİTABIN BİR KISMINA İNANIYOR, BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ?" diye uyararak, bizlerin eksiksiz Kur'an a iman etmemizi emretmiştir.  Bakara 183. ayet ile 187. ayetlerin tamamı, ORUÇ ile ilgili gereken detayları veriyor. Birbirinden ayrı asla düşünemeyiz. Yani Allah 183. ayette, geçmiş toplumlara farz kıldığım orucu, bizlere de farz kıldığı bilgisini veriyor ama detayını da bildiriyor. Burada anlatılmak istenen,  ORUCUN GEÇMİŞ TOPLUMLARADA, FARZ OLDUĞU BİLGİSİDİR.

KUR'AN'DA KİTAP EHLİNİN, ATALARININ İNANCINI DİNE YAPTIKLARI İLAVELERLE ADETA KENDİLERİNE BEŞERİ BİR DİN YARATARAK, YOLDAN SAPTIKLARI ANLATILIR. BU AÇIKLAMALARI YAPAN ALLAH, ONLAR NASIL ORUÇ TUTUYORSA, SİZDE ONLARDAN ÖĞRENİN ORUÇ TUTMAYA BAŞLAYIN DERMİ? Elbette mümkün değil. Açıklanmamış, detay verilmemiş bir emri Allah ın verdiğine nasıl inanırız. Bu ayetinde Allah, Oruç emrini önce veriyor ve diğer ayetlerinde de Orucun detayları hakkında bilgi veriyor. Hatta diyor ki, daha önce Kitap Ehline oruç geceleri eşleri ile birlikte olmak da yasaktı. Ama Allah sizin kendinize, nefsinize kötülük ettiğinizi bildi, yani bu emrimi nefsinize uymayarak yerine getirmediğinizi, zaman zaman gördü ve sizlerin tövbesini kabul edip bağışladı. Artık Oruç gecelerinde sizler eşlerinizle beraber olabilirsiniz, açıklaması yapılıyor. YANİ ORUCUN KURALLARINDA, GEÇMİŞ TOPLUMLARA GEÇERLİ OLAN BİR HÜKMÜ ALLAH, BİZLERE UYGULAMIYOR, NESİH ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR.

Kur'an içinde, tüm İslam toplumlarını ilgilendiren, bağlayıcı olan hiç bir ayet nesih edilmemiş ve hükmü kalkmamıştır. NESİH, ALLAH IN GÖNDERDİĞİ KİTAPLAR ARASINDA OLMUŞTUR, BUNU KUR'AN DAN ANLIYORUZ. Bakara suresi 106. ayetinde Allah, Biz bir ayetten her neyi nesh eder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz der. Maide suresi 101. ayetinde de, SİZE AÇIKLANDIĞINDA CANINIZI SIKACAK ŞEYLERLE İLGİLİ SORU SORMAYIN. KUR'AN İNDİRİLMEKTE İKEN ONLARI SORARSANIZ, SİZE AÇIKLANIR. ALLAH ONLARDAN VAZGEÇMİŞTİR, NESH ETMİŞTİR DİYE GEÇER.  Ne yazık ki buna benzer bazı ayetleri öne sürüp, kendilerince anlamlar verip, şu ayet gelince bu ayetin hükmü kalkmıştır şeklindeki yanlış düşünceler, bizlerin Kur'an ı yanlış anlamamıza neden olmaktadır.

Bu düşüncelerimi söylediğimde, bazı kardeşlerim şu örneği veriyorlar Kur'an dan.  Mücadele suresi 12. ayetinde Allah, önce şöyle bir ayet indiriyor. "EY İMAN EDENLER! ELÇİ İLE ÖZEL BİR ŞEY KONUŞACAĞINIZ ZAMAN, BU ÖZEL KONUŞMANIZDAN ÖNCE BİR SADAKA VERİN! " diye ayet indiriyor ama bu hükmü yerine getirmek Müslümanlara zor geldiğinde Allah, bu emrini daha sonraki ayetiyle NESH edip hükmünü kaldırıyor ve bakın ne diyor. "ÖZEL KONUŞMANIZDAN ÖNCE SADAKALARI VERMEKTEN ÇEKİNDİNİZ Mİ? ÇÜNKÜ SADAKA VERMEYİ YERİNE GETİRMEDİNİZ, ALLAH DA SİZİ AFFETTİ." Bu iki ayet örnek gösterilip, bakın Kur'an içinde de NESH varmış, demek ki diyenleri duyarsınız. Hâlbuki bu ayetleri ile Allah ilk önce Elçisini ikide bir, olur olmaz gereksiz yere evine giderek rahatsız edilmesini engellemek ve de o günkü kullarını bu hükmü ile geçici sınadığını görüyoruz. YANİ BU EMİR TÜM MÜSLÜMANLARI DEĞİL, YALNIZ O GÜNKÜ MÜSLÜMANLARA HİTABEN, ÖZELLİKLE ELÇİSİNİN ÖZEL DURUMU İLE İLGİLİ İNDİRİLMİŞ AYETLEDİR. ÇÜNKÜ ALLAH IN RESULÜNÜN, BU RAHATSIZLIĞINI DİLE GETİREMEDİĞİ BELİRTİLİYOR ÖZELLİKLE AHZAB 53. AYETİNDE. LÜTFEN ONUDA OKUYUNUZ.

Değerli kardeşlerim, lütfen ayetleri anlamaya çalışırken, Kur'an dışı bilgilerin etkisinde kalmadan, Kur'an bütünlüğünde ayetleri anlamaya çalışalım. ÇABA BİZDEN, YARDIM YÜCE RABBİMİZDEN. Dilerim cümlemiz, gönül gözleri Kur'an ile aydınlanan, Allah ın azınlık halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
6
Tavsiye et / dökülen saçlar için neler yapı...
Son İleti Gönderen Ykuşağı - Nis 29, 2022, 12:07 ös

Merhaba ya benim covid sonrası saçlarımda çok dökülme oldu ilaçlardan mı bilmiyorum ama gerçekten tararken öbek öbek  geliyordu elime. Psikolojik olarak etkilenmemek için sordum soruşturdum birkaç tanıdıktan HL5 takviyesi kullanmam yönünde tavsiyler aldım.Çok şükür şuan 2 haftalık kullanımda etkisini gördüm.
7
İSLAMİ BİLGİLER / OKUDUĞUMUZ KİTABIN, KUR’AN VAS...
Son İleti Gönderen halukgta - Nis 08, 2022, 07:19 ös
Günümüzde biz Müslümanların yaptığı en büyük yanlış, Kur'an kelimesinin gerçek anlamını bilmeden Kur'an ı okumamızdan kaynaklanıyor. Daha doğrusu toplumun, Kur'an ı Allah ın istediği gibi anlaşılmasının önüne dini kullanan, ondan faydalanan çıkar çevreleri geçiyor. Bizler hiç araştırmadan, Allah ın vahyi Kur'an ı  düşünerek anladığımız dilden okumadan, her söylenenlere inanıyoruz. SANIRIM BU BİZİM KOLAYIMIZA GELDİĞİ İÇİN,  ÇABA HARCAMADAN HER SÖYLENENİ DOĞRU KABUL EDİYORUZ. Okuduğumuz kitabın Kur'an olabilmesi için, Allah ın vahyini bizler aracısız okuyup anlayabilmeli, yani tebliğ alabilmeliyiz. Anlayamıyorsak ona Kur'an diyemeyiz. SÖZLERİNİ ANLAYAMADIĞIMIZ, ÜZERİNDE DÜŞÜNÜP HAYATA GEÇİREMEDİĞİMİZ BİR KİTABA, NASIL OLURDA KUR'AN DERİZ. Çünkü Kur'an vahyin bizzat tebliği için indirilmiştir. Tebliğ açıkça gerçekleşmiyorsa, yani anlayamıyorsak ayetlerin ne söylediğini, ona Kur'an dememiz sizce doğru olabilir mi? Çünkü Kur'an ın indiriliş amacı gerçeklemiş demektir. Hâlbuki Allah Kur'an ı indirirken ilk emirlerinden biriside neydi hatırlayalım.

Alak 1: YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU! (Diyanet meali)

Lütfen bu ayeti devamında bahsedilen konuları da göz ardı etmeden anlamaya çalışalım ayeti. Ayetin devamında hayatın gerçekleri, nasıl yaratıldığımız anlatılıyor. Allah Elçisine, sen Allah ın yarattığı gücü, mucizeleri, delili gör, yani ayetlerimi OKU emriyle Allah, tüm âlemi izle, anla yani oku emri veriliyor. Ayet kelimesi Arapçada, DELİL, AÇIK ALAMET, İŞARET, MUCİZE anlamlarına gelir. Bu ayeti okuduğunuzda şöyle bir soru gelebilir aklınıza. Kur'an yeni indiriliyor, Allah ın elçisi neyi okuyacak? Bu durumda İKRA kelimesine yalnız oku anlamını vermek, büyük hata olur. Allah elçisine, sana vah yettiklerimizi topla ve iyi anla, hayatın gerçekleri ile karşılaştır, daha sonrada kullarıma tebliğ et onlarda bilgi sahibi olsun, gerçeklerle buluşsun emri veriliyor. Bu ayetin asıl amacı, ne yazık ki bizlerden saklanmıştır. Bu ayette Allah elçisine, BENİM SANA VAHYET MEDİĞİM HİÇ BİR ŞEYİ, DİNİN EMRİ DİYE TEBLİP ETME SAKIN DİYOR. Dikkat ettiyseniz ayette okunacak, yani topluma dağıtılıp, tebliğ edilecek olanların, yalnız Allah ın adıyla yani onun emirlerinin anlatılması dağıtılması isteniyor. ELÇİLİĞİNİN DAHA İLK GÜNLERİNDE, BU EMRİ ALAN ALLAH IN ELÇİSİ, KUR'AN DIŞINDA, BUNLARDA BENİM DİNE KOYDUĞUM HÜKÜMLERDİR DERMİ?

Kur'an OKUNAN ŞEY anlamına geldiği gibi, toplamak bir araya getirmek anlamlarına da gelir. Peki nasıl bir okuma şekli acaba, anlamını bilmeden de okumak Kur'an anlamında olabilir mi? Kuran kendine başka isimlerde vermektedir. Daha çok birer sıfat olmakla birlikte, Kur an şu kelimeleri de kendisi için kullanır: Hâkim (hikmetlerle dolu), Tenzil (Allah'tan indirilen), Nûr (ışık), Kitap, Furkan (ışıkla karanlığı, iyi ile kötüyü ayıran), Zikir (Allah'ın anılmasını sağlayan). Sizce böyle bir kitap, nasıl okunmalıdır? Bakın Allah Kur'an kelimesiyle bizlere nasıl bir okunan, tebliğ edilen vahiyden,  kitaptan bahsediyor onu anlamaya çalışalım.

 Yusuf 1–2: Elif, lâm, râ. BUNLAR, APAÇIK KİTABIN AYETLERİDİR. AKLINIZI KULLANASINIZ DİYE BİZ ONU ARAPÇA BİR KUR'ÂN OLARAK İNDİRDİK. (Bayraktar Bayraklı meali)

Zümer 27–28: ANDOLSUN, ÖĞÜT ALSINLAR DİYE BİZ BU KUR'AN'DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ VERDİK. Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik. (Diyanet meali)

Sanırım Allah'ın okumaktan neyi kast ettiğini, şimdi çok daha açık anladık. Allah Arap toplumuna, kendilerine tebliğ edilen Kur'an ayetlerini anlayabilmeleri ve ayetler üzerinde düşünüp, akıllarını kullanabilsinler diye Arap toplumuna, kendi dillerinden indirildiğini söylüyor. İlk ayette dikkat ettiyseniz, önce KİTAP ismini kullanıyor, daha sonrada aklını kullanıp düşünebilmeleri içinde ARAPÇA KUR'AN OLARAK İNDİRDİK DİYOR. BİZLER EĞER KUR'AN I ANLAMADAN, NE OKUDUĞUMUZU BİLMEDEN OKUYORSAK, O ANCAK BİR KİTAP OLABİLİR AMA KUR'AN OLAMAZ. Eğer bizler O kitabı anlayarak ve üzerinde düşünerek okuyabiliyorsak, ALLAH IN VAHYİNİ DÜŞÜNEREK ARACISIZ TEBLİĞ ALABİLİYORSAK, O ancak o zaman Kur'an vasfını kazanmış olur. Ne okuduğumuzun farkında değilsek, bizler O kitaba nasıl Kur'an deriz? BÖYLE BİR OKUMANIN BİZLERE ASLA HİÇ BİR FAYDASI OLAMAZ. BÖYLE OKUMAKLA SEVAPTA KAZANAMAYIZ. ÇÜNKÜ TEBLİĞİ ALAMIYORUZDA ONDAN.

Zümer SURESİ 27–28. ayetlerde de aynı konuya açıklık getiriyor. Yemin ederek, Kur'an ın indirilmesinin amacı olarak, ÖĞÜT ALMAMIZ İÇİN ALLAH BİZLERE, HER TÜRLÜ MİSALİ VERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Eğer anladığımız dilden okumuyorsak, nasıl öğüt alırız. Bu durumda Kur'an ın amacını gerçekleştiremiyorsak, okuduğumuz kitaba nasıl olurda Kur'an deriz. Ayetlerde anlatılmak istenen kitabın Kur'an olabilmesi için, Arapça olması değil, ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUNUP, AYETLERİN TEBLİĞ ALINMASI VE HAYATA GEÇİRİLMESİNDEN BAHSEDİLİYOR. Şimdi hatırlatacağım ayete lütfen dikkat.

Nahl 98: Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH'A SIĞIN.  (Elmalı meali)

Allah Kur'an okumaya başlamadan önce, bakın ne yapmamızı istiyor. Bu ayet topluma anlatılırken, Kur'an ı okumaya başlamadan önce, EĞUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM diyerek Kur'an ı okumamız gerektiği anlatılır. Hâlbuki Allah bu ayetinde bizlere çok önemli bir uyarıda bulunuyor ve diyor ki, Kur'an ı anlayabilmeniz için, önce kafanızdaki şeytanın ve şeytanlaşmış insanların sizlere anlattığı yalan, yanlış rivayetlerden önce kurtulun, güvendiğiniz veli edindiğiniz kişilere değil, yalnız Allah a sığının ve kafanızı yanlış bilgilerden temizledikten sonra KUR'AN I OKUMAYA BAŞLAYIN Kİ, KUR'AN I ANLAYABİLESİNİZ. Eğer bunu yapmıyor da, bizlere öğretilen rivayetlerin ışığında Kur'an ı anlamaya çalışırsak, Allah asla Kur'an ı anlayamayacağımızı söylüyor. GÜVENECEĞİMİZ TEK KİTAP, EĞRİYİ DOĞRUDAN AYIRAN KUR'AN DIR, YANİ ALLAH DIR. Hâlbuki bizlere ne öğretildi, rivayet hadisler olmasaydı Kur'an kapalı kalır anlaşılamazdı, demiyorlar mı? İşte tüm bu söylemler, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların aldatmacalarıdır. BUNLARDAN KURTULMAYAN, ASLA KUR'AN I ANLAYAMAZ. BUNU ALLAH SÖYLÜYOR HATIRLATIRIM.

Lütfen Allah ın indirdiği kitabı, anladığımız dilden okuyalım. Yoksa Allah ın tebliğini alamayız. Alamadığımız içinde Allah ın gerçekleri ile de buluşamayız. Uydurdukları dinin devam edebilmesi için, toplumun Kur'an ile buluşması engelleniyor. Kur'an her dile çevrilemez deniyor. Hatırlayınız lütfen Zebur da, Tevrat ta, İncil de Kur'an da, o günkü toplumun diliyle indirildi. Ama indirilen kitaplardan, tüm toplumlar sorumluydu. Lütfen Kur'an ın bu konudaki ayetlerini okuyunuz, hepsinde ayetlerin dikkatle, iyice okunup ayetler üzerinde düşünülmesi istenmektedir. Sırf bu ayetler bile, Kur'an ı her toplumun anladığı dilden okuması gerektiğinin apaçık kanıtıdır. Lütfen şu ayete bakar mısınız?

"EĞER BİZ ONU BAŞKA DİLDE BİR KUR'AN YAPSAYDIK ONLAR MUTLAKA, "ONUN AYETLERİ GENİŞÇE AÇIKLANMALI DEĞİL MİYDİ? BAŞKA DİLDE BİR KİTAP VE ARAP BİR PEYGAMBER ÖYLE Mİ?" DERLERDİ." (Fussilet 44)

Allah hiçbir kulunun, hesap günü bahane bulmamamsı için, tüm gönderdiği kitapları kendi dilleri ile göndermiş. Eğer göndermeseydik, bizim dilimizde göndermemişsiniz diye bahane bulurlardı diyor. Bu ayetten alacağımız kısadan hisseye gelince. Hani Kur'an gerçeklerini saklayanlar söylüyorlar ya, Kur'an diğer dillere tam olarak çevrilemez diye. Eğer doğru olsaydı, insanlar şunu söyleme bahaneleri olmaz mıydı hesap günü? "ALLAH IM BİZİM DİLİMİZDEN KUR'AN I GÖNDERMEMİŞSİN, BAŞKA DİLEDE TAM ÇEVRİLMİYOR, BU DURUMDA BİZLERİ NASIL SORUMLU TUTARSIN KUR'AN DAN." İlginç olan, İslam dininde ruhban sınıfı da yok, güveneceğimizin yalnız Allah kendisi yani KUR'AN olduğunu söylüyor. ÇÜNKÜ VELİLER EDİNİP ARDI SIRA GİTMEYİN DİYEN, KUR'AN IN BİZZAT KENDİSİ. Bu durumda eğer Kur'an başka dillere tam ve doğru çevrilmiyorsa, Kur'an ın tüm insanlığa indirildiğini nasıl söyleriz.

Lütfen batılın ve şeytanın etkisinde kalan insanların yarattığı dine inanmayalım. ALLAH IN EMRETTİĞİ GİBİ, ARACISIZ KUR'AN I ANLAMAYA ÇALIŞALIM. Önümüze çıkartılan, toplumu tedirgin eden kendi dilimize batılın etkisiyle çevrilmiş, birçok Kur'an tercümeleri çıkacaktır. Onlardan korkmayalım, yeter ki Kur'an ı Allah ın dediği gibi, tüm batıl inançlarımızdan kurtularak, yalnız Allah a sığınarak okumaya, anlamaya çaba gösterelim. Çok şükür Kur'an ı doğru tercüme edenler var. Allah onlardan razı olsun inşallah. Aralarında, kendi çıkarlarına alet etmeye çalışarak, tercüme ettikleri ayetleri, inanın zamanla fark edeceksiniz. ÇÜNKÜ ALLAH BU FİTNELERİN OLACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN,  KUR'AN DA AYNI KONULARI BİRÇOK AYETİNDE FARKLI ŞEKİLDE TEKRARLAMIŞ, İZAH ETMİŞ Kİ, ART NİYETLİ İNSANLARIN İFTİRALARI, AYETLERİ TAHRİF ETTİKLERİ ORTAYA ÇIKSIN.

Lütfen unutmayalım, Allah adaletlidir ve yemin ederek bizlere kolaylaştırdığı Kur'an ı gönderdiğini söylüyorsa, bizlerin samimi, içten çabalarımızın neticesinde, Kur'an gerçekleri ile buluşacağımızı unutmayalım. Allah böyle kullarımın gönül gözlerini açarım diyor ve her kulunu gücü nispetinde sorumlu tutacağınıda bildiriyor. Çaba bizden destek Allah dan. ALLAH IN BU YARDIMINI LÜTFEN UNUTMAYALIM VE EMİN OLAMADIĞIMIZ KİŞİLERİN SÖZLERİNE DEĞİL, ALLAH IN SÖZLERİNE KULAK VERELİM. ALLAH İMTİHANIMIZDA, CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLSUN İNŞALLAH.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
8
Videolu hikayeler / Kanatlı Karınca - Yazan Ve Oku...
Son İleti Gönderen Serdar102 - Mar 19, 2022, 01:15 ös

Kanatlı Karınca

Yazan Ve Okuyan: Serdar Yıldırım

https://youtu.be/RNAlauB0pno
9
Bilgisayar Hakkında & Yardım / 4-5 k bandında laptop
Son İleti Gönderen Ykuşağı - Şub 23, 2022, 03:35 ös
Bana şu aşamada okulda kullanabileceğim bi laptop lazım önerisi olan?
10
ATATÜRK / Ynt: Kahraman Mustafa Kemal - ...
Son İleti Gönderen Serdar102 - Şub 16, 2022, 06:58 ös
BEN MUSTAFA KEMAL OLSAYDIM
Selanik'te doğsaydım
Şemsi Efendi İlkokulu'nda okusaydım
24 yaşında yüzbaşı olsaydım
Yurdun kurtuluşu yolunda adım atsaydım.
*                *                *                *
Tayin olduğum her yerde
Suriye'de, Sofya'da
İki-üç subay arkadaşım bile olsa
Örgütlenseydim, onlarla haberleşseydim.
*                *                *                *
Sonunda Çanakkale'ye gelseydim
Komutayı ele alsaydım
İngiliz, Fransız savaş gemilerini
Boğazın karanlık sularına gömseydim.
*                *                *                *
19-Mayıs-1919' da
Samsun'a çıksaydım
Amasya Tamimi'ni yayımlasaydım
Erzurum ve Sivas Kongrelerini yapsaydım.
*                *                *                *
Ben Mustafa Kemal olsaydım
Bunları başarabilseydim
Böylesine büyük ve görkemli olabilseydim
Tarihe ismimi altın harflerle yazdırabilseydim.
*                *                *                *
Bu yazdıklarımı ben başaramazdım
İki kişiyi bir araya getirip örgütleyemezdim
Conkbayırı'nda gece saat 04:30'da
Hücum deyip ileri atıldığımda
Asker peşimden gelmezdi.
*                *                *                *
Ben Mustafa Kemal olmaya özendim
Keşke Mustafa Kemal olsam dedim
Dünyada yaşayan insan neslinin
Mustafa Kemalci olması tek dileğim.
*                *                *                *
Ey gelecek yeni nesiller
İnsan evlatları, Türk çocukları
Mustafa Kemal Atatürk'ü unutmayın
Özgür ve bağımsız kalın.
*                *                *                *
Kimse size baskı yapamaz
Böyle düşüneceksin diyemez
Beyninize pranga vuramaz
Çağ dışı bir yaşamı bugüne uyarlayamaz.
*                *                *                *
Dün yoktur, kaybolmuştur
Bugün Atatürk vardır
Yarın yine Atatürk var olacaktır
Atatürk sonsuza kadar var olacaktır.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım  12-11-2020 

KARANLIK BENDEN KORKTU
Yazan Ve Okuyan: Serdar Yıldırım
https://youtu.be/VNJDgoLi7Bo
Sayfa1 2 3 ... 10