KADININ TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ (SOSYAL HAKLARI, SİYASİ HAKLARI)

Başlatan loco, Mayıs 20, 2008, 05:13 ÖS

« önceki - sonraki »

loco

Türk toplumunda kadının saygın bir yeri vardır. Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde, hakanların yanında hatun adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Toplumda tek eşlilik prensibine bağlı kalınır, ev eşlerin ortak malı sayılırdı. Namus ve iffete büyük bir önem verilirdi.

Osmanlı Devleti Dönemi'nde kadın haklarında gerileme oldu. Kadınlar evlenme, boşanma, miras ve eğitim işlerinde pek çok haklarını kaybettiler. Bununla birlikte köylerde ve kasabalarda yaşayan kadınlar, her alanda eşlerine destek oluyordu. Kurtuluş Savaşı yıllarında, erkeği cepheye giden Türk Kadını, çocuğunu yetiştirmiş ve evinin geçimini sağlamıştır. Hatta silâh ve cephane taşıyarak savaşa katılmıştır. Bu davranışı ile Türk Kadını, Türk toplumundaki önemli yerini bir defa daha ispat etmiştir.

Atatürk, kadınlarımızın medenî, siyasal ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğine inanıyordu. Türk kadınının bu durumunu Atatürk şu sözü en güzel şekilde ifade eder: "... Dünyada hiçbir milletin kadını, ben, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu Kadını kadar gayret gösterdim diyemez".

Türk toplumunda ailenin, ailenin içinde de kadının yeri ve önemi büyüktür.

Türkiye'de aile çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak medenî kanun esaslarına göre kurulmuştur. Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, toplumsal uzlaşmanın en önemli şartlarından birisidir.

Ailenin toplumdaki yerini ve önemini Atatürk şu sözü ile açıklar: "Medeniyetin esası, ilerlemenin ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayatta yozlaşma, muhakkak sosyal, ekonomik ve siyasî bozulmaya sebep olur.

Kadının Sosyal ve Siyasi Haklarını Kazanması

Atatürk, kadının erkekle birlikte öğrenim yapması, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta onlarla birlikte görev alması görüşünü benimsemiş ve savunmuştur. Atatürk Dönemi'nde Türk kadını aile kurma, eğitim yapma ve istediği mesleği seçme hak ve özgürlüğü gibi sosyal haklar kazanmıştır.

Türk ailesinin kuruluşunu yeniden düzenleyen Türk Medenî Kanunu'nun kabul edilmesiyle, toplumsal ve ekonomik hayatta kadın erkek eşitliği sağlanmıştı. Burada kadınların siyasî haklarından söz edilmemekteydi. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşebilmesi için, kadınlarımıza siyasî hakların verilmesi gerekiyordu. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında görevini fazlasıyla yapmış olan Türk kadını, ülke yönetimine de katılmalıydı.

Medenî kanun ile kazanılan haklardan sonra Türk kadınına yönetimde görev alabilmesini sağlayan siyasî haklar 1930'dan itibaren verilmeye başlandı. Önce 1930'da kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. Türk kadını, 1933'te muhtarlık seçimlerine katılma hakkına kavuştu. Türk kadını, 1934'te yapılan anayasa değişikliği ile Avrupa ülkelerinin birçoğundan önce, milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazandı.

Atatürk bir konuşmasında; "Türk kadını dünyanın en aydın, en faziletli ve en ağır kadını olmalıdır." demiştir. Atatürk "Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır." sözü ile toplum hayatında kadının önemini belirtmiştir.

Böylece, Türk kadını, modern Türk toplumunda lâyık olduğu yeri tam olarak aldı.
Dünyayı değiştiremiyorsan, kendi dünyanı değiştir..

loco

Dünyayı değiştiremiyorsan, kendi dünyanı değiştir..

Realist

ben warya senı tebrık edıorumm senın gıbıler oldugu surece bu bayanlar kımlıklerını onurla tasıyacklardır ama bıde kendını bılmez erkeler warkı onlarrr sadce bencıklerıyle on plana cıkıp sızın esas warlıgınız bızız demsı kendılerıne gorew sayan yaratıklar bu konuya deyınmıs olman benım cok hosuma gıttı bravooo ve cıdden tskederımm...

+rep bunuda belırtmeden gecmıyım hadee...
[glow=red,2,300]Sevdiklerim kadar iyi nefret ettiklerim kadar kötüyüm....  [/glow]

loco

rica ederim..

zaten en son şu italyana tecavüz olayları filan iyice bu konulara dikkat çekmek gerektiğini gösterio
Dünyayı değiştiremiyorsan, kendi dünyanı değiştir..

Cezzar

Mustafa kemal Paşanın Devrimlerinin Olduğunu Bildiğim Kadar , Evrimin Olmadığınıda biliyorum.

Efendim Ben Söyleyeyim , Siz Beni Yalanlayın ;

-Kadınlarına Zorla Oy Kullandıran Ülke Biz Değilmiyiz ?
-Kapkaçcın ve Kadın Tacizinin Üst Seviyesinde Olan Ülke Değilmiyiz ?
-Kadınların Başlık Parası Adı altında Satılan memleket Neresi ?
-Kadınlarımızın Kendi Haklarını Savunacağı Mitinglerde " Otur Oturduğun Yerde" Diyen Millet Kim ?
-Artık Aşina Olduk , Sabah Programlarında Çekilen Dramları Gören Millet Kim ?

Maalesef Biz Kadınlarımıza Sadece Kağıt üstünde Özgürlük Verdik. Ya Düşünün Başörtüsü Kadınların Meselesi , Onların Tercihi Ama Mecliste Kaç Kadınımız Var ? Erkekler Bu kararı Veremez Demiyorum. Ama Bırakalım Biz Erkeklerin Çözemediklerini Belki Onlar Çözecek ?

Ha Ben Başka Memlekette Yaşıyorsam , Özür Dilerim O Zaman. Saygılarımla...
Hadi Oyun Oynayalım ; Sen Benim Duygularımla , Ben Senin Hayatınla : )

Cezzar

Hadi Oyun Oynayalım ; Sen Benim Duygularımla , Ben Senin Hayatınla : )